Gezi

Tarihiyle Büyüleyen Eskişehir

Eskişehir, Türkiyenin en kalabalık 25ci şehridir.İçinden geçen Porsuk çayının, kaplıcalarının ve yeşilin her tonunu barındıran yeşil alanlarının bulunduğu Eskişehir, Türkiye’de görülmesi gereken yerler arasında ilk sıralarda. Eskişehir’in gezilecek yerleri bitmez.Midas Anıtı, Atlıhan El Sanatları Çarşısı, Lületaşı Müzesi, Porsuk Çayı, Kent Park, Sazova Parkı.

Zengin tarihe sahip olan Eskişehir, kültürel zenginliği ise hem geçmişi hem de bugünü kapsıyor.Kentin ilk yerleşim yeri olduğu düşünülen Şarhöyük’te yapılan kazılar Eskişehir’in M.Ö. 3000’lere kadar giden bir tarihi olduğunu kanıtlıyor.Eskişehir tarihinde önemli izler bırakan uygarlıklardan ilki M.Ö. 9. yüzyıldan itibaren bu bölgede kendilerini gösteren Frigler.

Eskişehir, Osmanlı tarihi açısından da oldukça önemli bir yer.Bunun nedeni Osmanlı’nın ilk fethi olarak kabul edilen ve Osman Bey’in adına ilk hutbeyi okuttuğu yer olduğu düşünülen Karacahisar Kalesi’ne ev sahipliği yapması. Eskişehir’de dünyaya gelmiş olan Türkçe şiirin öncüsü, halk şairi ve düşünürü olan Yunus Emre’nin doğduğu, aynı zamanda külliyesinin de görülebileceği Mihalıççık; Roma ve Bizans Dönemleri’nde önemli bir yerleşim olan bunun yanında Selçuklu ve Osmanlı Dönemi eserleri ile de ünlü Nasrettin Hoca’nın doğum yeri olarak kabul edilen Sivrihisar; Anadolu’nun efsaneleşmiş ve saygı duyulan kişilerinden birisi olan Seyyid Battal Gazi’nin külliyesinin de görülebileceği Seyitgazi bu yerleşimlerin ilk sırada gelenleri.
Eskişehir’de en önemli yer kentin ilk kurulduğu nokta olarak düşünülen Odunpazarıdı.Restore edilen ve Eskişehir’in turistik gezilerinin vazgeçilmez noktası olan Odunpazarı’nda yüzlerce yaşındaki ahşap konakları insanları kendine hayran bırakıyor.Bazıları butik otel, restoran, müze olarak da hizmet vermekte.Bu konaklar Odunpazarı’nın atmosferini ve tarihini daha derinden hissetmek isteyenlerin mutlaka ziyaret etmesi gereken Osmanlı Dönemi sivil mimarisinin en güzel örnekleri.
Odunpazarı’na gelindiğinde görebileceğiniz önemli bir eser de 16. yüzyıla ait cami, şadırvan, aşevi, imaret, sıbyan mektebi, medrese, tabhane ve iki kervansaraydan oluşan Kurşunlu Külliyesi.Külliye’nin tabhane bölümü, Eskişehir denilince akla gelen şeylerden birisi olan Lületaşı’na ayrılmış durumda.Eskişehir’in en önemli zenginliklerinden olan bu taş, dünyada çok az yerde çıkartılıyor ve bunların arasında en kalitelisi de Eskişehir Lületaşı.Lületaşı, bazen yerin metrelerce altına inen çukurlar kazılması suretiyle çıkartılabiliyor.Yani işlemesi kadar çıkartılması da zahmetli bir maden.Eskişehir’in bu zenginliğinin ve Eskişehirli lületaşı ustalarının maharetlerini görebileceğiniz tabhanedeki Lületaşı Müzesi kendi dalında dünyada tek örnek.

Eskişehir’in kültürel mozaiği yemek kültürünü şekillendiren önemli öğelerden birisi. Bu kente Kırım’dan göç edenlerinin beraberinde getirdikleri Çibörek Eskişehir’e gelindiğinde mutlaka tadına bakılması gereken bir lezzet.
Sakarya Irmağı’nın en uzun kolu olan Porsuk Çayı Eskişehir’in içinden geçiyor.Çayın çevresinde günümüzde birçok kafe ve restoranlar var. Bahar ve yaz aylarında düzenlenen bot turları bölgeye ayrı bir güzellik katıyor.
Kurşunlu Camii Eskişehir’in tarihi ve öneli dini yapılarından bir tanesi.Çoban Mustafa Paşa tarafından 1525 yılında yaptırılan külliyenin cami kısmı halen şehrin önemli dini yapılarından.
Hayvanat Bahçesi ise şehrin son dönemdeki en popüler gezi noktalarından.Burda penguen, lemur ve mirket gibi farklı canlı türleri de bulunuyor.Atlıhan El Sanatları Çarşısı da şehrin tarihi ve turistik noktası.Atlıhan, eskiden han olarak kullanılsa da yakın dönemde yapılan restorasyonların ardından günümüzde el sanatları olarak hizmet veriyor.1267yılında inşa edilen Alaaddin Camii ise şehrin en tarihi ve önemli yapılarından.Anadolu’da az sayıdaki Anadolu Selçuklu eserleri arasında gösterilen bu yapı yerli halk tarafından tercih edilen önemli bir cami.
İki büyük üniversitelerde öğrenim gören ve sayıları 30 bini aşan öğrenciler de Eskişehir’in sosyal ve kültürel canlılığına çok büyük katkı yapıyorlar.Böylelikle genç ve dinamik bir nüfus doğal olarak sosyal yaşamı da canlandırıyor.